Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Başkanı Şener Gençer:
“Türkiye’de örtü altı sera büyüklüğümüz 800 bin dönüme ulaşmış durumda.
Bu başarıyı alkışlarken, potansiyelimizin en az 5 milyon dönüm olduğunu
hatırlatmak istiyoruz.”
SERKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Salih Uslu:
“80 üyemiz yılda yaklaşık 1 milyar dolarlık bir ticaret hacmine hizmet veriyor.
Yılda 20 bin dönüm sera kurulumu yapabilecek finansal güce ve insan
kaynağına sahibiz.”
Merkezi Antalya’da bulunan Sera Konstrüksiyon, Donanım, Ekipman Üreticileri ve
İhracatçıları Derneği (SERKONDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Salih Uslu ve Yönetim
Kurulu üyelerinden oluşan heyet, Ege Plastik Sanayicileri Derneği’ni (EGEPLASDER) ziyaret
etti.
EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Şener Gençer ve Yönetim Kurulu Üyelerinin ev
sahipliğinde gerçekleşen ziyarette, sera üreticilerinin yaşadığı sorunlar ve plastik
sektöründen beklentileri masaya yatırıldı. Ziyarette Kınık Organize Tarım Bölgesi Yönetim
Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy da yer aldı.
// POTANSİYEL 5 MİLYON DÖNÜM
Toplantı hakkında değerlendirmelerde bulunan EGEPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı
ve Plastik Sanayicileri Federasyonu Başkan Yardımcısı Şener Gençer, dünyanın altıncı
Avrupa’nın ise Almanya’dan sonra ikinci büyük üreticisi olan Türk plastik sektörünün, sera
üreticilerinin en önemli paydaşları arasında yer aldığını anımsattı.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen desteklerle sayıları hızla artan Organize
Tarım Bölgelerinin 46’sının tüzel kişilik kazandığını, altyapısı tamamlanan 20 OTB’nin
15’inde üretimin başladığını anımsatan Gençer, “Türkiye’de bugün itibarıyla örtü altı sera
büyüklüğümüz 800 bin dönüme yaklaşmış durumda. OTB’lerle birlikte inşallah 1 milyon
dönüme ulaşmış olacağız. Bu başarıyı alkışlarken, potansiyelimizin en az 5 milyon dönüm
olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Organize Tarım Bölgelerimiz ise sektörün çok daha bilimsel
ve verimli çalışmasını sağlayacak. 42 ilde toplam 61 organize tarım bölgemiz olacak. Bu
bölgeler, ülkemizde tarımsal ürünlerin yanı sıra tıbbi ve aromatik bitkilerin üretimini de
artıracak.” dedi.
Plastik sektörünün, sera üreticilerinin talep ettiği en yüksek standartlarda üretimleri
yapabilecek teknolojik yeterlilikte olduğunu kaydeden Şener Gençer, mevcut ve planlanan
sera organize tarım bölgelerinin, Türkiye’nin gıda güvenliği ve sürdürülebilirliği açısından
yaşamsal önem taşıdığını belirtti.
2
// “TÜRKİYE DÖNÜŞÜMDE ÖNCÜ ROL ÜSTLENECEK”
SERKONDER Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Salih Uslu da EGEPLASDER Yönetim
Kurulu’nun konukseverliğine teşekkür ederek, dünyanın en büyük örtü altı tarım sektörü fuarı
olan ve 24-27 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da 25’inci kez gerçekleştirilecek
Growtech Fuarı’na, sera sektörüne üretim yapan tüm EGEPLASDER üyelerini davet
ettiklerini söyledi.
Organize Tarım Bölgeleri modelinde üretimin tek başına ele alınmadığına dikkat çeken
Uslu; üretim alanları, tarımsal sanayi, işleme, paketleme, depolama, lojistik ve teknik
altyapının da aynı yatırım ekosisteminde buluştuğunu vurguladı.
Bu yaklaşımın güncel örneklerinden birinin İzmir’in Dikili ilçesinde geliştirilen Jeotermal
Isıtmalı Sera OTB olduğunu sözlerine ekleyen SERKONDER Başkanı Ufuk Salih Uslu, şu
değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün sera yatırımları yalnızca tarımsal üretimin bir parçası olarak
değerlendirilmiyor. Sera sektörü; teknoloji, enerji, lojistik, ihracat ve gıda güvenliğinin
kesişim noktasında yer alan stratejik bir yatırım alanına dönüşmüş durumda. Dünyanın
önde gelen ekonomileri kontrollü tarımı geleceğin üretim modeli olarak kabul ederken,
yerli ve yabancı sermayeli yatırımcılar da bu alana giderek daha fazla ilgi gösteriyor.
SERKONDER çatısı altında buluşan 80 üyemiz yılda yaklaşık 1 milyar dolarlık bir
ticaret hacmine hizmet veriyor. Yılda 20 bin dönüm sera kurulumu yapabilecek
finansal güce ve insan kaynağına sahibiz. Mevcutta üretimde olan 200 bin dönüm
seramızın da yapısal değişimini ve modernizasyonu üyelerimiz gerçekleştiriyor.
Ülkemiz, sera bu dönüşümde öncü rol üstlenebilecek ülkelerden biri. Avrupa, Orta
Doğu, Kuzey Afrika, Türk Devletleri ve Avrasya pazarlarının kesişim noktasında
bulunan Türkiye; iklim avantajı, üretim deneyimi, girişimcilik kültürü ve lojistik erişim
kapasitesi sayesinde küresel sera ekonomisinde çok daha büyük bir rol üstlenebilecek
potansiyele sahip. Sektörün gelecek vizyonunu kardeş derneğimiz olarak gördüğümüz
EGEPLASDER üyesi sanayicilerimiz ile birlikte değerlendirmekten çok mutluyuz.
Kendilerine ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyoruz.”

