Uluslararası konferansta KESİAD rüzgarı

KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Seçil Beydemir Kaynak ve yönetim kurulu üyeleri, Alman Würzburg-Schweinfurt Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ile Beykent Üniversitesi’nin işbirliğiyle online olarak düzenlenen ve iki gün süren “Küçük Firmaların Uluslararasılaşması ve Uluslararası Girişimcilik” konulu konferansın panel toplantısına konuşmacı olarak katıldılar.

On ülkeden akademisyenlerin ve iş insanlarının katıldığı uluslararası konferansın ikinci günündeki panel toplantısı Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Taşkın’ın “Uluslararası Pazarlama Uygulamalarında Gerekli Beceri Düzeyleri” konulu tebliğ sunumu ile başladı. Prof. Taşkın’ın tebliğinden sonra KESİAD Danışmanı ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen’in moderatörlüğündeki panel toplantısında KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Seçil Beydemir Kaynak, Yönetim Kurulu üyeleri Mutlu Can Günel, Erçin Şahin ve Gürhan Güven ile Beykent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Emin Akçaoğlu birer konuşma yaptılar.

Toplantıyı açarken Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen kobilerin büyümesinde uluslararası ticaretin son derece önemli olduğunu söyledi. Sanayicilerin kendi firmalarının uluslararasılaşma deneyimlerini paylaşmasının çok faydalı olacağını vurgulayan Küçüközmen, “Özellikle ihracat ve uluslararasılaşma alanında sahada atılan adımların anlatılması, aynı yolda yürümek isteyen kobilere rehberlik edecektir” dedi.

“Uluslararası Pazarlama Uygulamalarında Gerekli Beceri Düzeyleri” konulu tebliğ ile ilk söz alan konuşmacı Prof. Dr. Erdogan Taşkın “İşletmelerin mali gücünün, dış pazarlarda iş yapma isteğinin ve ticaret konu ürününün özelliklerinin ihracat ya da uluslararası piyasalara açılmada etkili olduğunu” söyledi. Prof. Dr. Taşkın “Firmaların uluslararası faaliyetlerin yürütülmesi bakımından kendi yetkinliklerinin sınırlarına ulaşıldığında dış kaynak kullanmaları gerektiğini ve uluslararası faaliyetler konusunda uzmanlaşmış, yaratıcı işletme ve kişilerden destek almalarının yarar sağlayacağını” belirtti. Oturumun sonunda da bir değerlendirme konuşması yapan Taşkın, “Bu toplantıda ders kitaplarına girecek vaka etütleri dinledik, tüm konuklara teşekkür ediyoruz” dedi.

“Profesyonellerle çalışmak zorundasınız”

KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı ve Beydemir Saç Profil A.Ş Genel Müdürü Seçil Beydemir Kaynak ise yaptığı konuşmada 1985 yılında kurulan Beydemir A.Ş.’nin gelişim sürecini anlattı. Yapılan yatırımları tamamen öz varlıklarla yaptıklarını söyleyen Kaynak, “Butik bir üreticiyiz diyebilirim. Özellikle otomotiv sektörü temel müşterimiz. Ürünümüzün değer zincirindeki yeri bir bakıma son nokta. Çünkü otomotiv endüstrisinde kullanılan parçaların istiflenmesinde ve montaj hattına taşınmasında kullanılan kasaları imal ediyoruz. Sipariş olduğunda kumlama makineleri de yapıyoruz” dedi.

İhracata ilk kez 1998 yılında Fransa’yla başladıklarını söyleyen Kaynak, “2004 yılında Hollanda’ya da ihracata başladık. 2006 yılında kumlama makinemizi Çin’e ihracat ettik. Ardından 2010 yılında Almanya’ya ihracat yapmaya başladık ve dün itibarıyla Yunanistan’ı da ihracat yaptığımız ülkeler arasına kattık” diye konuştu. Ürünlerinin tonajlı olması nedeniyle Avrupa ülkelerine sevkiyatta ciddi lojistik maliyetleri olduğunu vurgulayan Kaynak, “Hem bu sebeple hem de dış politikadaki konjonktürel değişimlerin ihracat yapılan ülkeler ve Türkiye arasındaki etkilerinin, kendi alıcılarının davranışları üzerinde yaratabildiği olumsuz etkiler sebebiyle Bulgaristan’da bir şirket kurduklarını; görece küçük ölçekli de olsa Bulgaristan’da imalata başlayarak lojistik avantaj sağlamak istediklerini” söyledi.

Uluslararasılaşmayı hedefleyen kobilere tavsiyelerde de bulunan Kaynak, “Uzun yıllar aile içinde kendi çabamızla fuarlara katılarak dış pazarlara girdik. Ancak bir aşamada bazı işleri profesyonele devretmek gerektiğini gördük. Üç yıl önce profesyonelleri istihdam ederek bir satış departmanı oluşturduk. Bu önemli bir adım oldu bizim için” dedi. “Herkesin bildiği işi yapması gerektiğini” vurgulayan Kaynak, “Bu kararımızla ihracatımızı yüzde 30 arttırdık. Şirketin sahibi olmak her işi yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Kontrolün sizde olması kaydıyla profesyonel destek almak son derece önemli” diye konuştu.

“İhtisas fuarları ihracatın ilk adımı”

KESİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Erenli Kauçuk ve Plastik Sanayi A.Ş. Genel Müdürü Erçin Şahin ise yaptığı sunumda hem şirketleri hem kendi iş yaşamı hakkında bilgiler verdi. Şahin “kendisinin üçüncü kuşak temsilcisi olarak görev yaptığı bir şirketi olduklarını ve 60’lı yıllarda İzmir’de BMC fabrikasının kurulmasıyla BMC’ye yedek parça üreterek faaliyete başladıklarını” söyledi. Şahin “1980’lerden bu yana Avrupa’ya ihracat yapıyoruz. O yıllarda düşük maliyetli tedarikçi peşindeki Avrupalı alıcılar tüm organizasyonu kendileri yaparak bizi buldular. 2000’lere kadar bu şekilde ihracat yaptık, bu süreçte ihracatı öğrendik. Fakat artık rekabet arttı ve işler değişti” dedi.

İhtisas fuarları yaygınlaşmaya başlayınca daha fazla ihracat hedefiyle fuarlara katılmaya başladıklarını vurgulayan Şahin, “90’lı yılların ortasında ne kadar fuar varsa katılmaya başladık. Böylelikle ciddi bir müşteri portföyü oluşturduk. 2000’lerin başında artan yedek parça ihtiyacıyla birlikte otomotiv ana sanayiinin büyük oyuncularının yer aldığı pazarlara girme imkânı yakaladık” diye konuştu. Bu süreçte daha rekabetçi hale geldiklerini ifade eden Şahin, “Bir kobi için ihracat çok zor değil ancak çok da kolay olduğu da söylenemez. Emek istiyor, özveri istiyor. Çok seyahat ettik, çok çabaladık. Müşterilerimize 15 günde bir giderdik. Pandemi sonrası yeni normalde nasıl olacak bu temaslar? Bu konuda bir kafa karışıklığı bulunmadığını söylersek yanlış olur” diye ekledi. İçinde bulunulan dönemin ihracata yeni başlayacak firmalar için zor bir dönem olduğunu söyleyen Şahin, “Fuarlar yok, seyahatler kısıtlı. Bu da mesafe almak için uygun bir ortam yaratmıyor maalesef” dedi.

“Yerel markanın gücü çok önemli”

Panel oturumunun bir başka konuşmacısı KESİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Fersan Yönetim Kurulu Başkanı Gürhan Güven’di. Aynı zamanda Fersan’ın CEO’su da olan Güven, şirketlerinin 2012 yılında Alman Develey Grubu tarafından satın alındığını ifade etti. “Develey’in şirkete kendi adını vermek yerine Fersan markasının gücünü kullanarak faaliyetlerini sürdürmeyi tercih ettiğini” söyleyen Güven, yerel markaları satın alarak büyüyen Develey’in de bir aile firması olduğunu ve yatırımlarını bütünüyle özkaynaklarıyla finanse ettiğini” anlattı. Fersan’ın stardartlara ve sertifikalandırmaya büyük önem verdiğini vurgulayan Güven, “Kendinizi sürekli geliştirmek zorundasınız. Tüm gıda sertifikalarını eksiksiz alıyoruz. Gelişen, değişen ve dönüşen dünyada trendlerin yakından takip ediyoruz” dedi. Distribütörlük ağı ile dünya pazarında bulunduklarını söyleyen Güven, “McDonalds’ın kullandığı jalapeno ve dilimlenmiş salatalık gibi ürünleri de kendilerinin ürettiklerini ve pazar lideri konumunda 65 ülkeye ihracat yaptıklarını” vurguladı. Güven “Bir işin tutkuyla yapılması halinde başarının kaçınılmaz olduğunu” belirtti.

“Türkiye’de üretim fazlası var”

KESİAD ve Batıçim Yönetim Kurulu üyesi Mutlu Can Günel ise yaptığı konuşmada aile şirketi olan Batı Anadolu Grubu’nun kuruluş ve büyüme serüvenini anlattı. 2000’li yılların başında enerji sektörünün gelişimi ile bu alana da girdiklerini vurgulayan Günel, “Çimento endüstrisinin enerji kullanımı son derece yüksek ve tabii hava emisyonuna da etki eden bir üretim prosesi var. Emisyon etkisini şirket olarak dengelemek açısından yenilenebilir enerji alanına da yatırım yapıyoruz” dedi. “Pandemi ile beraber ülke olarak önemli bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kaldıklarını” söyleyen Günel, “Pandemi sonrası yeni normalde Avrupa’ya yakın konumumuzun bize ciddi bir avantaj sağladığını düşünüyoruz. Küresel kriz dönemlerinde uluslar önce içeriye kapanır, sonra ise en yakın pazarlara yönelirler. Bu da bize Avrupa açısından uzak doğuya kıyasla önemli bir fırsat sunuyor” dedi. Türkiye’de çimento sektöründe ciddi büyüklükte bir arz fazlası olduğuna dikkat çeken Günel, “Denetimsizlik ve plansızlık nedeniyle ülkemizde çimento alanında yüzde 50 oranında bir arz fazlası var. Bu sebeple ihracata yöneliyoruz. 50’ye yakın ülkeye ihracat yapıyoruz. Dünyada önemli firmalarla iş ortaklığımız mevcut” dedi.

“Akademisyen-sanayici ilişkileri önemli”

Beykent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Emin Akçaoğlu ise yaptığı değerlendirmede toplantının çok faydalı olduğunu belirterek, “Biz akademisyenler uygulamaları inceliyor, tahlil ediyor ve teorileştiriyoruz. Bu anlamda sahada faaliyet gösteren uygulamacılarla, işletmelerle akademisyenlerin sıklıkla bir araya gelmesi çok önemli. Würzburg International Business Forum’un Uluslararası İşletmecilik Konferanslarını son üç yıldır düzenliyoruz ve her ne kadar akademik bakış açısını odakta tutsak da işletmeciliğin doğası gereği uygulama dayandığını dikkate alarak iş dünyası temsilcilerini daima aramızda görmek istiyoruz. Bu toplantı bakış açımızın isabetini ortaya koydu” dedi.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir