Şeker’leme

2009 yılında Danıştay’ın iptal kararı, 2012’de de başta Şeker-İş olmak üzere sendikaların, Ziraat Mühendisleri Odası gibi meslek örgütlerinin ve bazı sivil toplum kuruluşlarının yükselen muhalefeti nedeniyle yapılamayan şeker fabrikalarının özelleştirilmesi işlemi ile ilgili yeni bir süreç yaşanıyor.

Bu konunun gündeme geldiği geçmiş süreçlerden beri, farklı tarihlerde, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi karşıtı 4 yazı yazdım ve bu da beşincisi.

Konu asla şeker”leme” yapmaya gelmiyor.

Unutuldu derken bir bakıyorsunuz yeniden gündeme gelmiş.

Konumuza gelirsek.

Uygulanan kota sistemi ve girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle, Türkiye şeker üretimi her geçen yıl düşüyor.

1998 yılında 500 bin hektarda şeker hammaddesi olan pancar üretimi yapılırken bu sayı 2015 yılında 270 bin hektara düşmüş.

Bu düşüşe bağlı alarak, çiftçi sayısı da 450 bin aileden 120 bine gerilemiş.

Bu manada 75 bin tarım işçisi işsiz kalırken, yan sektörlerle birlikte Türkiye’nin toplam kaybı 5.3 milyar doları bulmuş.

***

Şekerin özelleştirilmesi kararıyla birlikte “acaba piyasada nişasta bazlı şeker (NBŞ) olarak bilinen fruktoz ve glikoz şurubu kotasının yükseltilmesi amacıyla mı bu yapılıyor?” sorusu haklı olarak dillendirilmeye başlandı.

Halbuki fabrikaların teknolojileri yenilenerek karlılığı arttırıldığında,  yaklaşık 2,5 milyon kişiyi ilgilendiren 500 bin çiftçi ailesi bununla uğraşacak. Bir de buralarda çalışan 8 bin kişi de hiç anlamadıkları başka işlere dağıtılmayacak.

Şeker pancarı tarımının diğer ürünlere göre büyük avantajları bulunuyor.

Örneğin ayçiçeği tarımına göre 4.4, buğday tarımına göre de 18 kat daha fazla istihdam oluşturuyor. 

Şeker pancarı üretimi için ton başına yapılan harcama, buğdaydan 3.7, ayçiçeğinden 7 kat daha düşük.

Buna karşılık birim alanda buğdaydan 3.3, ayçiçeğinden 2 kat daha fazla katma değer yaratıyor.

***

Şeker pancarının baş, yaprak, posa ve melası ucuz hayvan yemi olarak kullanılıyor.

Şeker pancarının fabrikada işlenmesi sonucu elde edilen melas, maya sanayinin ana hammaddesi.

Yine şeker pancarı, kendinden sonra ekilen üründe verim artışı sağlıyor

Bir dekar şeker pancarının fotosentez sonucu havaya verdiği oksijen ormandan 3 kat daha fazla ve 6 kişinin 1 yıllık oksijen ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde.

Ayrıca nişasta bazlı şekere göre daha sağlıklı olduğu söyleniyor.

Düşük maliyet ve yüksek tatlılığı nedeniyle tercih edilen nişasta bazlı şekerler beslenme ve kalp-damar hastalıkları uzmanlarına göre, doyma hissini yok ederek obeziteye neden oluyor. Dünyada şeker stratejik bir ürün olarak kabul ediliyor.

Başta gıda olmak üzere birçok sektör şeker kullanıyor. Bu nedenle tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi şeker de desteklenmeli.

Yoksa ithalatın önü açılır.

İthalatına bağımlı tarım demek, gıda egemenliğini yitirmek demektir.

O halde şeker’lemeye geçit yok

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir