Mumkaya: “Kadınlar ellerini taşın altına koymaktan çekinmesinler”

Kemalpaşa Sanayici ve İşadamları Derneği (KESİAD) üyesi Didem Mumkaya, genç yaşında elde ettiği başarılarla tüm kadınlara örnek oluyor.

Kemalpaşa Bağyurdu’nda yer alan LMC Makina, her geçen yıl sektörde büyümesini sürdürerek Türkiye’nin parlayan yıldızları arasına adını yazdırırken, bu başarının ardında kadın girişimcilerin başarı öyküsü yatıyor. Kız kardeşi Dilara Akkoyunlu ile birlikte firmanın ikinci nesil temsilcisi olan ve şu anda Fabrika Müdürlüğü görevini üstlenen Didem Mumkaya, başarı öyküsünü KESİAD Dergi’ye anlattı.

Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1988 yılında İzmir’de doğdum. Lise eğitimimi Atakent Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü ve yandal olarak da Mekatronik bölümünü tamamladım. LMC Makina’da iş hayatına başladıktan bir sene sonra Ege Üniversitesi’nde MBA yaptım. 2010’dan bu yana şirkette hem yönetici hem de icracı rollerim var. Aile şirketi olarak baba ve amcalarımız tarafından kurulan firmamız, bugün tamamen profesyonelce yönetiliyor diyebiliriz.  LMC Makina kurucuları, 2010 yılında tüm yetkilerini bizlere devrederek çekildiler.  Bu anlamda kurucuların vizyonerliği ve profesyonellere güvenmeleri tüm firmalara örnek olmalı diye düşünüyorum, bu çok sık gördüğümüz bir model değil maalesef. Biz de bu güveni boşa çıkarmıyor ve şirketimizi her geçen sene büyütmeye devam ediyoruz. Bunun dışında Kesiad Yönetim Kurulu Üyesi, TOBB Genç Girişimciler Kurulu icra üyesi ve İzmir Enerji Kooperatifi kurucu ortağıyım. İş dışındaki zamanlarda spor, tiyatro ve resimle uğraşıyorum.

LMC Makina firmasını tanıtır mısınız?

 

LMC, 36 senedir hidrolik sektöründe bulunan ve şu anda 2. kuşak temsilciler ve profesyoneller tarafından yönetilen; aile şirketinden, kurumsal dönüşüm süreçlerine adım atmış köklü bir firma. Üretimimizin ana konusu boru ve hortum kelepçeleri olup, hidrolik boru kelepçesi üretiminde Türkiye’de pazar lideriyiz.  Plastik, metal, kaynaklı parçalar ve kalıp üzerindeki tecrübemizi, yıllardır ürünlerin kalitesine yansıtıyoruz. 10.000 bin metrekare fabrika alanında; iş makinaları, raylı sistem, offshore- on-shore, enerji, savunma sanayi, tarım, demir-çelik, gemi inşaa gibi pek çok sektöre yönelik  standart ve özel ürün üretimi yapmaktayız. ISO 9001 kalite belgesi ve Lloyd UK belgelerine sahibiz. Üretimimizin yüzde 60’ını ağırlıklı Avrupa olmak üzere 35 ülkeye ihraç ediyoruz. Bu oranın önümüzdeki sene için yüzde 70 ihracat, yüzde 30 iç piyasa şeklinde olacağını öngörüyoruz.

 

Şirketin gelişim evreleri hakkında bilgi verir misiniz? Hangi aşamalardan geçerek bugünlere geldi, 2016 yılı nasıl geçti?

 

Şirketimiz için dönüm noktası 2004 yılında ihracatın başlaması oldu. Bu tarihten itibaren, çalışılan yurtdışı firmaları LMC Makina’nın kalite ve hizmet bilincinin çok kısa sürede büyük aşamalar kaydetmesini sağladı. 2008 yılında şu anda üretim yaptığımız Bağyurdu’ndaki fabrikaya geçmemiz ile üretim kapasitemiz ve ürün çeşitliliğimiz arttı. Üç kişi ile atölyede başlayan üretim macerası, bugün 45 kişi ile devam ediyor. 2016 yılında firmamız cirosal olarak yüzde 40 büyüdü. Bu sıçrama ihracatın güçlenmesi ile gerçekleşti. Yurtiçindeki sıkıntılı dönemi de bu şekilde atlattığımız için mutluyuz.

 

Sektörünüz hakkında bir değerlendirme yapar mısınız? Sorunlarını neler? Çözüm önerileriniz nedir?

 

Üretimini yaptığımız hidrolik boru kelepçe bir yatırım ürünü olduğu için, ekonomik unsurlardan doğrudan etkileniyor. Üretim veya yeni yatırımın olması, bizim sektörümüzün canlı kalmasının ön şartı. Her ne kadar yatırımın dışında bakım-onarım tarafında da aktif kullanım olsa da, yeni yatırım bu sektörün ayakta kalmasını sağlayan ana unsurdur.

 

2016’da ilk altı ay nasıl geçti? Yıl sonu beklentileriniz nedir?

 

İlk yarı ihracat tarafından güzel, iç piyasa bakımından dalgalıydı. İç piyasada ilk çeyrek gayet güzel geçerken, ikinci çeyrek için aynı şeyi söylemek çok mümkün değil maalesef. Politik ve ekonomik çalkantılar her sektörde olduğu gibi, bizim sektörde de çok belirleyici bir etken. Yıl sonu için yurtiçinde bu dalgalı yapının devam edeceğini yine de pazarda hareketlenmenin artacağını; ihracat tarafında ise özellikle Avrupa’daki büyümenin bize olumlu yansımaları olacağını öngörüyoruz.

 

Girişimcilere neler tavsiye edersiniz, iş hayatında başarılı olmanın sırları nelerdir?

 

EBSO GKK İcra komitesinde aldığım görev dahilinde de girişimcilik üzerine birçok konuyu görüşüyoruz. Girişimin adı Türkiye’de son senelerde çok popüler hale geldi. Her yerde girişimcilikle ilgili bir seminer, etkinlik, yarışma görebilirsiniz. Bunun yanında devletin sağladığı büyük teşvikler var. Yine de araştırmalar Türkiye’de girişimcilik hayallerinin altının çok dolu olmadığını gösteriyor. Türkiye’de hayallerimiz meslek odaklı. Girişimcilik fikirlerine dönüşebilecek “üretken” hayal kurabilenlerimizin oranı ise yalnızca yüzde 15. Girişimcilik ve hayallerin, gelecek ve geçim kaygısının olmadığı ortamlarda doğabileceğini düşünüyorum. Bu fikir tohumlarının ekilip yeşerebileceği en güzel ortam üniversitelerdir ve üniversite- sanayi işbirliği yine asıl odaklanılması gereken noktalardan biri olmalıdır.

 

Bireysel girişimciliğin yanında, kurum içi girişimcilik de desteklenmeli. Değişim hem teknolojik uygulamalarda hem de fikirlerde olmalı. KOBİ ağırlıklı şirket yapısı ile Türkiye, gelişimleri çok iyi takip edemiyor, süreçleri ve iş yapış şekilleri yaşlanıyor ve hantallaşıyor. Bunun uluslarası rekabette etkisini yakın gelecekte göreceğiz. Yaptığınız işi zorunluluk ve görev duygusuyla değil, severek ve istekle yaptığınızda, başarı, mutluluk, tatmin, yani manevi ve maddi tüm beklentiler karşılanacaktır. İş hayatındaki en büyük hatalardan biri insanlara odaklanıp, iş odağını kaçırmak. İş hayatında süreçler ve işin kendisi esastır. İnsanlar bu işin yürütülmesinin bir parçasıdır ama özü değildir.

 

KESİAD ile ilgili düşünceleriniz nelerdir, derneğin daha iyi noktalara gelmesi için önerileriniz nelerdir?

 

KESİAD’ın gücü bölgedeki firmaların birlikteliğinden doğmakta. Türkiye ve Dünya ticaretinde kendini kanıtlamış firmaların bölgemizde yer alması Kemalpaşa bölgesi için çok büyük bir fırsat. KESİAD, dernek sorumluluğundan gelen görevleri ile hem bölge sorunları ile ilgilenmeli, önünü açacak faaliyetleri yürütmeli; hem de firmalarımızın güçlü yönlerini birbirlerine aktarabilmeleri için platform olmalıdır. KESİAD bünyesindeki firmalar ve iş insanları arasındaki etkileşim ve paylaşım arttıkça, derneğimizin gücü ve gelişimi de katlanarak artacaktır.  Derneğin ana hedeflerinden biri, ortak faydayı ortaya koymak olmalıdır.

 

Kadın girişimci olmanın zorlukları nelerdir? Genç kadın girişimcilere neler önerirsiniz?

 

Firma kültürümüzden dolayı, burada kadın yönetici olmakla ilgili sıkıntı yaşamadım. Tabii kadın makina mühendisi, üretimci, sanayici sayıca çok olmadığı için bulunduğu çevrede bazen pozitif bazen de negatif ayrışabiliyor.  Nerede olursa olsun ben insanın yaptığı işle, çalışmayla ve bilgisiyle kendisini kabul ettireceğine inanıyorum.  Belirli bir çabayı ortaya koyduktan sonra herkes size göstermelik değil, içten saygı duymaya başlıyor. Bu açıdan ben zorluk değil aksine destek gördüm. İş hayatında yer almak isteyen kadınlar ellerini taşın altına koymaktan çekinmesinler. Günümüzde tüm sektör ve birimlerde fırsat eşitliği olmasına rağmen, bazı alanlarda kadın oranın çok düşük olduğu görülüyor. Bu eşitlik kadınların tüm alanlarda daha çok yer alması ile daha da görünür hale gelecek ve gelmelidir de. Ben firmamda yeri geldiğinde önlüğümü giyip makina başına geçmekten de elimi yağa sokmaktan da çekinmiyorum. Cesur olup, kendilerine güvenmezlerse zorlanırlar. Kadın ya da erkek, isteyen ve istediği yolda çalışan hiçbir insanın önünde engel olduğuna inanmıyorum.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir